Medal of Honor: Above and Beyond İncelemesi

Medal of Honor: Above and Beyond, serinin tarihsel kökenlerine ve sanal gerçekliğe ilk girişine kadar bir dönüşü işaret ediyor. Bir Onur Madalyası oyununda Normandiye sahillerine saldırdığımızdan veya Nazi işgali altındaki Fransa’yı kurtarmayalı uzun zaman olmuştu, ancak Above and Beyond bizi yeni teknolojideki o tanıdık İkinci Dünya Savaşı deneyimine geri götürüyor. Above and Beyond, serinin diğer oyunlarına göre oldukça kısıtlayıcı ve basit olmuş.

Medal of Honor: Above and Beyond’ın mantığı, hikayede sizi bir yerden bir yere götürürken, her biri daha küçük bölümlere ayrılmış altı büyük görevden oluşuyor. Oyunun her anı, küçük bir alanda ilermenizi ve Nazileri ortadan kaldırmak için çeşitli 2. Dünya Savaşı silahlarını kullanmanızı gerektiriyor. Bu anlar, yaya olarak veya bazen bir aracın arkasında dolaşmanıza neden olabilir.

Bazı aksiyon sekansları biraz fazla yoğun olabilir, karakterin hareket eden bir kamyonun arkasında olduğu ve düşmanları ters yönde vurduğu sekanslarda dahil. Bununla birlikte, Above and Beyond, hareket sorununu hafifletmeye yardımcı olacak bazı harika konfor seçenekleri sunuyor. Bunlar, dönüş artışlarını ayarlamanıza, koşma sırasında tünel görüşünüzü arttırmanıza veya hatta daha yoğun aksiyon sekanslarını tamamen atlamanıza ve hikayeye devam etmenize izin veren ayarları içerir. Bunlar, hareket sorunları ile ilgili sorunları hafifletmek için yeterliydi ve her bölümü atlamadan yapmanızı sağlıyor. 


Klasik silahlar, özellikle M1 Garand gibi tek atışlı tüfekler kullanmak, ara sahneler arasında keyifli atış tecrübeleri yaşamanızı sağlar. Av tüfeği veya uzun menzilli tüfekler uygun koşullarda oldukça ölümcüldür, tek bir atışla düşmanı ortadan kaldırabilirirsiniz. Güçlü Gewehr 43 keskin nişancı tüfeğini kullanmak veya iknoik Walther P38 tabancasını bir düşman saldırısına karşı kullanmak bazı heyecan verici anlar yaşatabilir. Ancak otomatik silahlar, düşman tehditlerine karşı nişan alırken tetiği değiştirseniz bile, tamamen kontrolü sağlayamayabilirsiniz.

Above and Beyond oynadıkça, 2. Dünya Savaşı gazilerinin hikayelerini anlattığı yeni belgesellerin kilidini açarsınız. Ana menünün Galeri bölümünde bulunan bu videolar gerçekten harika ve önemli bir nesle bir platform sağlıyor. Bu insanların geçmişlerini görmek oldukça duygusal hissetiriyor.

Hikaye sizi çok sık ayakta durmaya ya da oturmaya zorlar, etrafınızdaki stil sahibi karakterleri ve ilginç olmayan hikayeleri yaşar. Diyalog ve durumların çoğu standart İkinci Dünya Savaşı olaylarıdır. Bir karakterden çok bir seyirici gibi yaşayarak, bu sahnelerin hiçbirinde genellikle merkezi bir oyuncu olmuyorsunuz. 

Medal of Honor: Above and Beyond, çok oyunculu versiyonunun tamamı aksiyona dayalıdır. Bir harita etrafında hareket etmek, diğer oyuncuları bulmak ve onları vurmak, özellikle iyi bir mücadeledeyken oldukça tatmin edicidir. VR olmayan bir oyunda oyuncuları vurmak ne kadar eğlenceli olsa da, gerçek bir kişinin size doğru koştuğunu gördüğünüzde oldukça heyecanlanabiliyorsunuz.


Çok oyunculu turların çoğu, hedefe dayalı bir eşleşme türü olsa bile ölüm maçı oyunlarına dönüşür. Bu, birçok şahış nişancı için alışıldık bir durumdur, ancak burada Mad Bomber gibi modlar için açıklama eksikliğinden dolayı daha da kötü hale gelmiş.

Sonuç olarak Medal of Honor: Above and Beyond, klasik seriye hayal kırıklığıyla dönüş yaban bir oyun olmuş. Her ne kadar silah sesleri tatmin edici olsa da, parladığı anlar oldukça kısa, sizi yerinde durmaya ve sizi veya karakterinizi nadiren içeren bir hikayeyi seyretmeye zorlayan ara sahneler tarafından engelleniyor. Öte yandan çok oyunculu modu bulunuyor olsa da, oyundaki yetersiz oyuncu sayısından dolayı çok sıkıcı hale bürünebiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir