Neşet Ertaş Ölüm Yıldönümü, Neşet Ertaş Kimdir?

Vefatının üstünden geçen 8 yılın ardından sevenleri, halk ozanı Neşet Ertaş ı anmaya devam ediyor. Bozkırın Tezenesi olarak isimlendirilen Neşet Ertaş’ın hayatı…

Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde dünyaya gözlerini açmıştır. Neşet Ertaş, Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisidir. Yaşar Kemal, Ertaş’ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır. Türk halk ozanı ve halk müziği sanatçısıdır.Neşet Ertaş 17 yaşında yaşadığı şehir olan Kırşehir’den ayrılmış ve ardından 2 yıl da Kırıkkale’de yaşamını sürdürdükten sonra İstanbul’a geldi.

İlk Çalışmasından İtibaren Halkın Beğenisini Topladı

1957 yılının sonlarına doğru İstanbul’a gelerek Şen Çalar Plak’ta Neden Garip Garip Ötersin Bülbül adı ile babası Muharrem Ertaş’ın yazmış ve bestelemiş olduğu bir türkü ile ilk plağını çıkarmıştır.

Halk tarafından ilk çalışması çok beğenilmiştir. Bu çalışmanın ardından kaset ve konserler başlamıştır. 2 yıl İstanbul’da sanatını icra eden Neşet Ertaş, 2 yılın sonunda ankaraya yerleşir ve burada müziğine devam eder.

İzmir’de Askerliğini Yaptı

1962’de İzmir’in Narlıdere ilçesinde askerlik görevini yerine getirdi. Askerliğinin ardından Ankara’da sahne aldığı gazinoda ismi Leyla olan bir hanımefendi ile tanışır ve iki isim dünya evine girerler. Fakat Neşet Ertaş’ın ailesi özellikle Muharrem Ertaş bu evliliğe karşı çıktı. Bu evliliğin üzerine baba ve oğul uzun süre konuşmazlar.Neşet Ertaş ve eşi Leyla Hanımdan Döne, Canan adında iki kız ve Hüseyin adında bir erkek çocukları dünyaya gelir. 7 yıl süren birlikteliklerinin ardından 1970’li yılların başlarında boşanırlar.

Ellerinden Felç Geçirir

Neşet Ertaş 1978 yılında alkol ve sigara bağımlılığından kaynaklı olarak parmaklarından felç geçirir sanatını icra edemeyecek duruma gelir. Bu sırada Almanya’da olan kardeşinin davetiyle Almanya’ya gelerek tedavi olur. Ve eski sağlığına kavuşur. Fakat Almanya’da kalmaya çocuklarının eğitimi için bir süre daha devam eder. En sonunda Türkiye ye dönen sanatçı 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

.

Devlet Sanatçılığı Unvanını Reddetti

Süleyman Demirel tarafından tarafına sunulan ‘devlet sanatçılığı unvanını şu sözler ile reddetmiştir: “O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. diyen sanatçı sözlerini ”Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.” şeklinde tamamlamıştır.

Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi

Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuvarı Neşet Ertaş’a fahri doktora unvanını vermiştir.

Bundan 8 Yıl Önce Vefat Etmiştir

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de tedavi gördüğü hastane içerisinde ileri fazlarda olan prostat kanseri sebebiyle vefat etmiştir. Kırşehir Bağbaşı Mezarlığında defnedilmiştir.

Mezar Taşı Yazısı

Mezarı babası Muharrem Ertaş’ın yanında yer almaktadır. Mezar taşında ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.” yazısı yer almaktadır.

Halka gösterdiği saygı ve hürmetten, halk tarafından da aynı saygı ve hürmeti bulmuştur. Sanatıyla adından bahsettirmesinin yanında kendisi dinleyenlerine karşı oldukça saygılı bir beyefendidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir